İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleştirilen görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının sonuçları, liyakat konusunu yeniden gündeme getirdi. 5 Haziran 2026’da açıklanan sonuçlara göre, yazılı sınavda üst sıralarda yer alan adaylar, sözlü sınav puanları sonrasında atanmaya hak kazanamazken, daha düşük sıralamalarda bulunan adaylar yöneticilik kadrolarına yerleştirildi. Bu durum, kamu personel sistemindeki adaletsizlik ve liyakat tartışmalarını derinleştirdi.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Merkez Yürütme Kurulu Üyesi İzzet İldeş, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İstanbul Üniversitesi’nde gerçekleşen sınavların bir kez daha liyakat sorununun ve sözlü sınavların adaletsizliğinin gözler önüne serdiğini belirtti. İldeş, “Yazılı sınavda başarı gösteren emekçilerin, herhangi bir nesnel kriter olmaksızın sözlü sınav aşamasında elenmesi ve daha alt sıralarda yer alan adayların atanması kabul edilemez bir durum” ifadelerini kullandı.
Ayrıca, İldeş, atama sürecinin açıklanması gerektiğine dikkat çekerek, “Yazılı sınavda birinci ve ikinci sırada yer alan adayların atanmaması, listede en altta bulunan sekizinci ve dokuzuncu sıradaki adayların yüksek mülakat puanlarıyla atanması kamu hizmetinde tarafsızlık ilkesinin zedelenmesine yol açmaktadır” dedi.
Rektör Osman Bülent Zülfikar döneminde yapılan uygulamalara da değinen İldeş, üniversite yönetimini şeffaflık konusunda uyararak, “Bu atamaların kimler tarafından ve hangi kriterlerle yapıldığına dair kamuoyuna bilgi verilmelidir. Sözlü sınavlar, ne yazık ki liyakat yerine ‘sadakat’ ilişkilerinin ölçüldüğü bir eleme aracı haline gelmiştir” açıklamasında bulundu.
Ayrıca, Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, bu atama sonuçlarını TBMM gündemine taşıdı. Bayhan, kamu görevlerinde liyakat ve kariyer ilkelerinin korunmasının şart olduğunu vurgulayarak, Milli Eğitim Bakanlığı’na bir soru önergesi sundu.
Bayhan’ın önergesinde, İstanbul Üniversitesi’ndeki önceki Şube Müdürlüğü sınavlarında yazılı sınav puanları sıralamasının değiştirilip değiştirilmediği ve bu değişikliklerin hangi gerekçelerle yapıldığı gibi sorular yer aldı. Mülakatlarda tüm adaylara 70-80 puan veren komisyon üyelerinin, bazı adayları atamak için yüksek notlar vermesiyle ilgili de endişeler dile getirildi. Bu durum, kamuoyunda liyakat tartışmalarını daha da derinleştirmiş durumda.
