Türkiye Enflasyonla Mücadelede Sapıtıyor
Sözde olmayan bir şeyin olması, artık olmadığını herkesin bildiği bir durumda, asıl tartışılması gereken nokta, enflasyonla mücadeledeki hedef sapmasıdır.
Ülkede üretim maliyetleri artarken, üreticiler enflasyon oranını yüzde 20’lerde tutuyorlar. Her şeyin fiyatı artarken, enflasyonun resmi olarak yüzde 32.8 olduğu açıklanıyor.
En çok artan kalemler arasında gıda, ulaştırma ve konut bulunuyor. Ancak, en çok tüketilen ürünlerdeki fiyat artışlarına rağmen enflasyon oranı düşüyor.
Ülkenin enflasyon oranını düşürmeyi nasıl başardığınızı düşünün: 118 ürünün fiyatı artarken, 18 ürünün düşüş gösterdiği bir sepet oluşturuyoruz. Bu durumda enflasyonun düşmesi nasıl mümkün olabilir?
Bir yalan uyduruldu ve bu yalanı herkese inandırmanın yolları aranıyor. Ancak asıl sorun, insanların aldığı ücretlerin artış hızının yetersizliği konusunda sessiz kalınıyor.
Yüzde 30’lik yıl sonu enflasyon hedefinin tutup tutmayacağı hakkında televizyonlarda tartışılıyor. Ancak enflasyon gerçekten yüzde 32.8 ise, bu hedefe ulaşılabilir mi?
Türkiye’de enflasyon artık fakirlikten öteye geçmiş durumda ve TÜİK verileriyle ilgili şüpheler ortaya çıkıyor.
Yılın son enflasyon raporu açıklanacak ve yine gerçekdışı rakamlarla hedefler belirlenecek. Bu durum üzerinde durulması gereken bir konudur.
Birkaç yıl içinde bütçe açığı ve ödenen faiz miktarları rekor seviyelere ulaştı. Gelirler minimize edilirken giderler katlanarak arttı. Kamu eliyle enflasyon yaratarak bu durumu nasıl başarabiliyorsunuz?
Ülkede aklıselim ekonomi yorumcuları olmadığı için, iktidarın oynadığı bu oyunla insanların sefaletinin arttığı gerçeği görülmüyor. Kamu eliyle yaratılan enflasyon gerçek sorunu çözmeye yetmeyecek.
Türkiye’deki ekonomi yönetimi ile vatandaş ve reel sektör arasındaki bağ kopmuş durumda. Gerçeklikten uzak bir ekonomi anlayışıyla mücadele eden bireyler ve firmalar zor durumda. Bu karmaşadan kurtulmak için çıkış yolu aranıyor.
[email protected]