12 Mart 2026
Soyadı kararı sonrası yargıda yeni gündem: Kadının kütüğü davası AYM’de! soyadi karari sonrasi yargida yeni gundem kadinin kutugu davasi aymde h16Rmrct.jpg

Soyadı kararı sonrası yargıda yeni gündem: Kadının kütüğü davası AYM’de!

Evlenen Kadının Kaydı Tartışması Anayasa Mahkemesinde

Kadınların yıllardır mücadele ettiği “soyadı” konusunun ardından, “evlenen kadının kütüğünün evlilik sonrası kocasının hanesine taşınması” düzenlemesi de hukuki bir sürece dönüştü.

Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 23. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır. Kocası ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen kocasının aile kütüğünde kalır. Ancak dilerse babasının kütüğüne dönebilir” hükmünün iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvuru yapıldı.

EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI İDDİASI

İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, incelediği bir davada söz konusu Kanun maddesinin “eşitlik ilkesine aykırı” olduğu iddiasıyla yapılan başvuruyu ciddi buldu ve iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine itiraz yoluyla başvuru gerçekleştirdi.

İLK İNCELEME 6 KASIM’DA

Yüksek Mahkeme, Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 23. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Evlenen kadının kaydı kocasının hanesine taşınır. Kocası ölen kadın yeniden evlenmedikçe ölen kocasının aile kütüğünde kalır. Ancak dilerse babasının kütüğüne dönebilir” hükmünün iptal isteğini 6 Kasım’daki Genel Kurul toplantısında ele alacak. Başvuruda bir eksiklik olmazsa, düzenlemenin iptali daha sonra belirlenecek bir tarihte esaslı bir şekilde ele alınacak.

AYM KADININ SOYADI BAŞVURUSUNDA “EŞLER ARASINDA CİNSİYET TEMELİNDE FARKLI MUAMELE” DEMİŞTİ

Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki bir kararında, Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesinin birinci cümlesi, “evlenen kadının kocasının soyadını alacağını ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadının önünde önceki soyadını da kullanabileceği, kadının evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra tek başına kullanamayacağını” öngörüyordu.

Yüksek Mahkeme’nin iptal kararında, “Erkek evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra da tek başına kullanabiliyorken, kadının evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra ancak kocasının soyadının önünde kullanabileceği” kuralının kadın-erkek eşitliğine aykırı olduğu vurgulanmıştı.