Okul ve hastaneler için zorunlu hale gelen yeni bir sigorta türü, ‘silahlı saldırgan sigortası’, Amerika Birleşik Devletleri’nde artan saldırılar karşısında büyük bir ihtiyaç haline geldi. Siyasetçilere, iş insanlarına ve kamu alanlarına yönelik artan tehditler, bu tür sigortalara olan talebi hızla yükseltiyor. Eskiden sadece belirli sektörlere hitap eden bu sigorta, artık ekonominin hemen her alanında rağbet görüyor. Uzmanlar, bu pazarın 2020 yılından bu yana iki kat büyüdüğünü belirtiyor. 2023 yılı itibarıyla yıllık prim ödemelerinin 100 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Şirketler, sadece mülklerini değil, aynı zamanda itibarlarını ve çalışanlarının güvenliğini de koruma altına almak istiyor. Brookfield ve Blackstone gibi büyük firmaların bu sigorta ürününe yönelmesi, şiddet olaylarının yarattığı finansal risklerin ciddiyetini ortaya koyuyor.
Silahlı saldırgan sigortası, ilk olarak 2010’lu yıllarda okullar ve hastaneler gibi yüksek riskli kamu kurumları için geliştirilmişti. Ancak günümüzdeki poliçeler, yalnızca fiziksel yaralanmaları değil, aynı zamanda kriz yönetimi ve mağdur tazminatlarını da kapsıyor. Geleneksel terör sigortaları genellikle siyasi veya dini motifler ararken, bu yeni sigorta türü her türlü saldırıya karşı devreye giriyor. Terör sigortaları çoğunlukla sadece mülk hasarını karşılamakla sınırlıyken, aktif nişancı poliçeleri firmalara 24 saat süresiz güvenlik hizmeti ve psikolojik destek gibi önemli imkanlar sunuyor. Bu sayede şirketler, yasal sorumluluklarını azaltırken, çalışanlarına daha güvenli bir çalışma ortamı sağlamayı hedefliyor.
Sigorta brokerleri, talebin artık günlük hale gelen okul saldırılarından ziyade yüksek profilli hedeflere yönelik olaylarla tetiklendiğini ifade ediyor. Blackthorn CEO’su Julian Vero, “Amerika’da her gün okul saldırıları yaşanıyor, ancak bu durum bizim talep artışımıza neden olmuyor. Bize gelen ilgi, esas olarak bu tür özel olaylarla tetikleniyor. Son yaşanan olaylardan sonra birçok müşterimizle kapsam altına alınmaları gerektiğine dair sayısız görüşme yaptık” şeklinde konuştu. Uzmanlar, tehlikelerin artık sadece örgütlü yapılarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda memnuniyetsiz çalışanlardan veya bireysel saldırganlardan da gelebileceğini vurguluyor.