Doğu Kudüs’ün Silwan ve El-Bustan mahallelerinde, İsrail’in “Kral Bahçesi” projesi kapsamında Filistinli ailelerin evlerinin yıkılması hız kesmeden devam ediyor. Yerel halk, artan baskılar ve yıkım tehditleri nedeniyle yerinden edilme riskiyle karşı karşıya kalırken, İsrail makamları ise bu evlerin izinsiz inşa edildiğini ve projenin kamuya açık bir alan oluşturma amacı taşıdığını savunuyor.
Son günlerde bölgedeki yıkımlar, Kudüs’ün Eski Şehir surlarının hemen altında yoğunlaşan bir gerilim dalgası haline geldi. El-Bustan’daki bazı ailelerin, yüksek yıkım maliyetlerinden kaçınmak için kendi evlerini kendilerinin yıkmak zorunda kaldığı bildiriliyor. Bu durum, hem ekonomik zorluklar hem de ailelerin yıllarca yaşadığı evlerin kendileri tarafından yok edilmesi nedeniyle derin bir travma yaratıyor. Aileler, belediyenin yıkım ekiplerine karşı, kendi ekipmanlarını kiralayarak evlerini sökme yolunu tercih ediyor. Bu yöntem maliyetleri düşürse de, psikolojik etkisi oldukça ağır.
Bölgedeki yıkımların “Kral Bahçesi” adıyla bilinen bir arkeolojik park projesi ile bağlantılı olduğu belirtiliyor. Bu projenin, İncil temalı bir eğlence alanı oluşturmayı ve bölgenin “Davut Şehri” anlatısı etrafında yeniden inşa edilmesini hedeflediği ifade ediliyor. Ancak, eleştiriler bu planın Filistinli yerleşim yapısını geri dönülmez bir şekilde ortadan kaldırdığı ve tarihi-kültürel anlatının tek taraflı olarak yeniden şekillendirildiği yönünde yoğunlaşıyor.
El-Bustan sakinleri, son iki yılda 50’den fazla yapının yıkıldığını ve yeni yıkım kararlarının sıradaki tehdit olarak belirdiğini aktarıyor. Aileler, evlerini kaybetme korkusu ve artan para cezaları ile baş etmek zorunda kalıyor. Bazı aileler, yaşlı ve hasta bireylerin bulunduğu hanelerde alternatif barınma imkânı bulamamaları nedeniyle, yıkım durumunda çadırda yaşamaya razı olduklarını belirtiyor.
Bölge sakinleri, 1948’deki Filistinli göçü (Nakba) ve 1967 savaşının ardından yaşanan yer değiştirmelere atıfta bulunarak, mevcut durumun “devam eden bir yerinden edilme zinciri” olduğunu savunuyor. Yerel kaynaklar, Doğu Kudüs’te inşaat izinlerinin Filistinlilere nadiren verildiğini, bunun aksine farklı projelere daha kolay onay çıktığını iddia ediyor.
Kudüs Belediyesi ise yıkılan yapıların “izinsiz inşa edilmiş yapılar” olduğunu belirterek, planlanan parkın “tüm şehir sakinlerinin yararına bir kamu alanı oluşturma amacını taşıdığını” ifade ediyor. Belediye, uzun süredir alternatif çözümler arandığını ancak uzlaşma sağlanamadığını da vurguluyor.